Kısaca

Purdue Üniversitesi ve ALI ekibinin Nikumaroro Atolü'nde yürüttüğü incelemede, Amelia Earhart'ın kayıp uçağına ait olabileceği değerlendirilen Taraia nesnesinin sürüklenmiş ağaç kütükleri ve mercan kumu olduğu ortaya çıktı.

Üç noktada haber

  1. Purdue Üniversitesi ve Archaeological Legacy Institute araştırmacıları, Kiribati'deki Nikumaroro Atolü'nde yedi gün geçirerek dört gün boyunca karada inceleme yaptı.

  2. 2020 tarihli uydu görüntülerinde uçak enkazına benzetilen Taraia nesnesinin kıyıya vuran ağaç gövdeleri ve katılaşmış mercan kumu olduğu tespit edildi.

  3. Lagünde yaklaşık 76 santimetre uzunluğunda çelik bir boru bulan ekip, toplanan yeni eserleri laboratuvarda analiz edeceğini duyurdu.

1937 yılında dünya turunu tamamlamak üzereyken Pasifik Okyanusu üzerinde kaybolan havacı Amelia Earhart ve navigatörü Fred Noonan'ın akıbetini çözmek için Nikumaroro Atolü'ne düzenlenen bilimsel sefer hayal kırıklığıyla sonuçlandı. ABD'deki Purdue Üniversitesi ve Archaeological Legacy Institute araştırmacıları, lagünde yer alan ve biçimiyle Earhart'ın çift motorlu uçağına benzetilen Taraia nesnesinin uçağa ait olmadığını duyurdu. Yapılan incelemeler, uydu görüntülerindeki izin kıyıya vuran büyük ağaç gövdeleri ve sertleşmiş mercan kumu olduğunu ortaya koydu.

Hawaii ile Avustralya arasındaki Kiribati Cumhuriyeti'ne bağlı ıssız Nikumaroro Atolü'ne ekim ayı başında ulaşan ekip, bölgede toplam yedi gün geçirdi ve bunun dört gününü karadaki incelemelere ayırdı. 2020 yılından bu yana uydu görüntülerinde tespit edilen ve metalik parıltı yaydığı sanılan görsel anormallik yerinde incelendiğinde, kum tepeciği boyunca birikmiş dev kütükler ve tortulardan ibaret olduğu belirlendi. Uzmanlar, uçağın ölçü ve formuna uyan bu yapının sanılanın aksine enkaz taşımadığını kaydetti.

Purdue Üniversitesi araştırmacıları doğrudan uçağa ulaşılamasa da lagünde yaklaşık 76 santimetre uzunluğunda bir çelik boru dahil olmak üzere çeşitli artefaktlar topladıklarını açıkladı. Bu parçaların laboratuvar ortamında ayrıntılı analiz edileceği belirtildi. Sefer heyeti, uçağın doğrudan okyanusa düşmeyip atolün resifine acil iniş yaptığını ve ikilinin adada mahsur kaldığını savunan kazazedeler teorisinin geçerliliğini koruduğunu vurguladı.

Adada geçmiş yıllarda 1930'lu yıllara ait kadın ayakkabısı, çil kremi kutusu, ilaç şişesi ve 1940'ta bulunan insan kemikleri gibi kanıtlar tartışılmış, 2018 yılındaki analizler kemiklerin Earhart'ın boyundaki bir kadına ait olabileceğini göstermişti. Purdue Üniversitesi ekibinden Steve Schultz, Earhart'ın keşif ruhunun araştırmaları yönlendirdiğini belirterek aramaların devam edeceğini duyurdu. Araştırmacılar, toplanan metal parçaların menşei belirlendikten sonra atol çevresindeki arama programının yeni hedeflerini netleştirecek.

Neden önemli?Bulgular uydu görüntülerindeki metalik izin uçağa ait olmadığını kesinleştirse de araştırmacılar adada bulunan diğer kalıntıların kazazedeler teorisini desteklediğini ve arama çalışmalarının süreceğini bildirdi.

Cevabı beklenen sorular

  • Nikumaroro lagününde bulunan 76 santimetrelik çelik borunun Earhart'ın uçağına ait olup olmadığı laboratuvar incelemesinde doğrulanabilecek mi?
Kaynaklar ve belgeler

Bu haberde kullanılan belgelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.