SET Ventures ve Future Energy Ventures tarafından hazırlanan rapor, Avrupa'da yaşlanan enerji şebekelerinin bakım ve kurulumunda robotik sistemlerin pilot aşamadan ticari filo kullanımına geçtiğini ortaya koydu.
Üç noktada haber
Avrupa Birliği elektrik şebekelerinin yaklaşık yüzde 40'ı 40 yıldan daha eski durumda bulunuyor.
Güneş enerjisi kurulumunda insan ekipleri günde 800 panel monte edebilirken, robotik sistemler günde 4.000 panelin üzerine çıkabiliyor.
Rüzgâr türbini denetimlerinde iple erişim 10.000 avroya kadar mal olurken, dronla yapılan denetimler türbin başına 500 ila 1.000 avro arasında gerçekleşiyor.
Avrupa Birliği genelindeki elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin yaklaşık yüzde 40'ı 40 yaşını aşmış durumda bulunuyor. SET Ventures ve Future Energy Ventures tarafından yayımlanan ortak araştırma raporu, kıtanın yeşil enerji dönüşümünü desteklemek adına 1 milyondan fazla ek teknik personele ihtiyaç duyabileceğini ortaya koyuyor. Aynı dönemde inşa edilmesi ve denetlenmesi gereken altyapı hacmi de hızla büyüyor. Projeksiyonlara göre 2030 yılına kadar güneş enerjisi kapasitesinin iki katından fazlasına, rüzgâr enerjisi kapasitesinin yüzde 84 artışa, elektrik talebinin yüzde 60 yükselişe ve sınırlar arası iletim kapasitesinin iki katına çıkması bekleniyor. Bu tablo, altyapı denetim ve bakımında otonom robotik çözümleri deneysel bir tercih olmaktan çıkarıp şebeke güvenliği için temel bir gereksinime dönüştürüyor.
Robotik sistemlerin sahadaki verimlilik farkı özellikle izleme ve kurulum aşamalarında somut rakamlarla belgeleniyor. Rapordaki verilere göre, büyük ölçekli güneş santrallerinde insan ekipleri günde ortalama 800 panel monte edebilirken, robotik kurulum sistemleri günlük 4.000 panel barajını aşabiliyor. Yüksek gerilim hatlarındaki geleneksel kule denetimleri kule başına 15 ila 20 dakika sürüyor ve bir ekip günde ancak 10 ila 15 kuleyi inceleyebiliyor. Tek bir görevde 100 ila 350 kilometre mesafe kat edebilen otonom dronlar ise bu süreyi kule başına 5 dakikanın altına indirerek günlük denetim kapasitesini 50 kulenin üzerine taşıyor. Rüzgâr türbini denetimlerinde iple erişim yöntemi türbin başına 10.000 avroya kadar maliyet çıkarırken, dron temelli incelemeler 500 ila 1.000 avro aralığında tamamlanıyor. Dronların helikopterli denetim ekiplerine kıyasla iki ila beş kat, yer ekiplerine kıyasla ise yüzde 48 daha fazla kusur tespit ettiği raporda belirtiliyor.
Saha maliyetlerinin düşmesiyle birlikte erken arıza tespitinin getirdiği ekonomik kazanç da belirginleşiyor. Araştırma, 50.000 ila 150.000 avro maliyetle yapılan bir güneş parkı denetiminin yıllık 1 milyon avronun üzerinde kaybı önleyebileceğini gösteriyor. Rüzgâr türbinlerinde zamanında tespit edilmeyen kanat hasarları ise 200.000 ila 1 milyon avro arasında parça değişim masrafına yol açıyor. Montis VC ortağı Michał Gawęda, Avrupa şebekelerindeki asıl sınavın yatırım kadar uygulama kapasitesi olduğuna dikkat çekiyor. Gawęda, sınırlı uzman iş gücüyle daha fazla altyapının denetlenmesi gerektiğini, başarının tekil bir pilot projeden ziyade teknolojinin farklı şebekelerde aynı sonuçları verip veremeyeceğine ve duruş sürelerini ne ölçüde azaltacağına bağlı olduğunu vurguluyor.
Sektördeki değer zinciri donanım üretiminin ötesine geçerek filo yönetimi, robot işletim sistemleri ve görev planlama yazılımlarına kayıyor. Çin donanım üretim maliyetlerinde avantajını korurken, ABD yapay zekâ girişim yatırımlarında öne çıkıyor. Avrupa ise her 10.000 çalışana düşen 267 robotla dünyanın en yoğun robotik pazarlarından biri konumunda yer alıyor ve AB robotik yazılım pazarının 2030 yılına kadar 3 milyar avrodan 12 milyar avroya ulaşması öngörülüyor. Eyleyici maliyetlerinin 3.000 avrodan 1.500 avro seviyesine inmesi ve sensörlerin ucuzlaması donanım engelini hafifletiyor. Petrol ve gaz sektöründe Shell, bp, BASF ve E.ON için 1 milyondan fazla otonom denetim ve 300.000 operasyon saati tamamlayan Darmstadt merkezli Korial kurucu ortağı Marc Dassler, elektrik sektöründe önümüzdeki 24 ayın filo ölçeğinde otonomiyi kimin yöneteceğini belirleyeceğini ifade ediyor.
Elektrik iletim şebekelerinin sıfır hata toleransı gerektiren yapısı, saha uygulamalarında ek güvenlik kısıtlamalarını beraberinde getiriyor. Havai elektrik hatlarına yönelik robotik sistemler geliştiren Leeds merkezli AssetCool kurucu ortağı Niall Coogan, kamu hizmeti şirketlerinin güvenliğe duyarlı ortamlarında eğitim verisi toplamanın dahi yüksek uzmanlık gerektirdiğine işaret ediyor. Coogan, artan elektrik talebi ve emeklilikler nedeniyle daralan uzman iş gücü karşısında otomasyonun kaçınılmaz olduğunu, ancak teknolojinin günlük şebeke operasyonlarına sorunsuz entegrasyonu için kapsamlı test ve doğrulama süreçlerinin zorunlu kaldığını belirtiyor.
Neden önemli?Enerji dönüşümüyle katlanan elektrik talebi karşısında otonom denetim, yüksek bakım maliyetlerini onda bire kadar düşürerek şebeke güvenliğini ve arz sürekliliğini koruma potansiyeli taşıyor.
Cevabı beklenen sorular
- Robotik filoların farklı ülkelerdeki kamu hizmeti sağlayıcılarının güvenlik ve regülasyon standartlarına ne hızda entegre edilebileceği henüz bilinmiyor.
- Yapay zekâ destekli otonom sistemlerin yüksek voltaj hatlarında ihtiyaç duyduğu operasyonel eğitim verilerinin nasıl standartlaştırılacağı belirsizliğini koruyor.
Kaynaklar ve belgeler
Bu haberde kullanılan belgelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.



