18 milyar dolarlık halka arzın ardından konuşan Bending Spoons kurucuları, şirketin yaklaşımını tek bir cümlede özetliyor: başarı, şansın rolünü olabildiğince küçültmekten geçiyor. Kurucular bu dersi, bugünkü şirketten önce kurdukları ve tutmayan girişimden çıkardıklarını anlatıyor.
Bu bakış, girişimcilik anlatısının yaygın kalıbının tersine duruyor. Yaygın anlatı, doğru zamanda doğru fikirle ortaya çıkmayı ve hızlı büyümeyi yüceltir; burada ise fikrin isabetli olmasına duyulan bağımlılığın kendisi risk olarak tanımlanıyor. Şirketin satın alma odaklı modeli de bu mantığın doğal sonucu: yeni bir ürünün tutup tutmayacağını önceden bilmek zorken, halihazırda kullanıcısı ve geliri olan bir ürünün ekonomisi çok daha öngörülebilir.
Şansı azaltmanın pratikteki karşılığı, tekrarlanabilir bir işletme disiplini kurmak oluyor. Aynı satın alma, yeniden yapılandırma ve gelir artırma sürecinin farklı ürünlere defalarca uygulanması, tek bir ürünün performansına bağımlılığı düşürüyor. Bir üründe yanılmanın maliyeti, portföyün geri kalanı tarafından karşılanabilir hale geliyor.
Yaklaşımın bir bedeli de var. Öngörülebilirliği önceleyen bir şirket, tanımı gereği yüksek riskli ve yüksek getirili alanlardan uzak duruyor; bugünün en hızlı büyüyen teknoloji kategorilerinde bu tür şirketleri görmek zor. Model istikrar üretiyor, ancak sıçrama üretmiyor.
Kurucuların anlatısının halka açık şirket koşullarında ne kadar korunacağı ayrı bir soru. Çeyreklik beklentiler ve hisse performansı baskısı, uzun vadeli ve sabırlı satın alma stratejilerini zorlayan bir ortam yaratabiliyor.


