Kısaca

İngiltere ve Galler'de cezaevlerindeki aşırı doluluk krizini hafifletmek amacıyla yaklaşık iki bin mahkûmun tahliyesini içeren ikinci erken tahliye dalgası yürürlüğe girdi.

Üç noktada haber

  1. Bu ay yaklaşık iki bin mahkûm tahliye edilecek ve önümüzdeki yıl aşamalı olarak üç bin kişi daha serbest kalacak.

  2. İngiltere ve Galler'deki cezaevi nüfusu son üç ayda 1.700'den fazla artarak pazartesi günü 87.499'a ulaştı.

  3. Denetimli serbestlik memurları sendikası Napo, yüzde 5'lik ücret teklifini reddederek iş yükü nedeniyle 19 Ekim'de grev oylaması başlatıyor.

İngiltere ve Galler'de cezaevlerindeki aşırı doluluk krizini hafifletmek amacıyla hazırlanan tartışmalı erken tahliye planının ikinci aşaması yürürlüğe girdi. Hükümetin planı kapsamında bu ay içinde aralarında aile içi şiddet ve fiziksel şiddet faillerinin de bulunduğu yaklaşık iki bin mahkûm tahliye ediliyor. Önümüzdeki bir yıl boyunca kademeli olarak serbest bırakılacak üç bin kişiyle birlikte toplam tahliye sayısı beş bini bulacak. Başlangıçta altı bin olarak planlanan bu toplam, Andy Burnham'ın müdahalesinin ardından düşürüldü. Kasıtsız adam öldürme suçundan mahkûm olanlar ise düzenlemenin dışında tutuldu; bu karar doğrultusunda 2019 yılında görev başında hayatını kaybeden polis memuru Andrew Harper'ın failleri erken tahliyeden yararlanamayacak.

Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan resmî veriler, cezaevlerindeki doluluğun neden kritik bir eşiğe ulaştığını somut rakamlarla ortaya koyuyor. İngiltere ve Galler'deki toplam cezaevi nüfusu son üç ayda 1.700'den fazla kişi artarak pazartesi günü itibarıyla 87.499 seviyesine yükseldi. Bu rakam, 29 Haziran'da kaydedilen 85.761 kişilik nüfusa kıyasla yüzde 2'lik bir artış anlamına geliyor. Tesislerdeki kapasite sınırının aşılması, yetkilileri yeni mahkûmlar için yer açmak adına tahliye takvimini hızlandırmaya mecbur bırakıyor.

Erken tahliyelerin hızlanması, tahliye edilen kişileri izlemekle yükümlü personelin tepkisini artırdı. Denetimli serbestlik görevlilerini temsil eden Napo sendikası, aşırı iş yükü ve yetersiz ücret teklifi nedeniyle grev kararı almak üzere oylama sürecine hazırlanıyor. Sendika temsilcileri, hükümetle yürütülen müzakerelerde sunulan yüzde 5 oranındaki nihai ücret artışı teklifini reddetti. Sendika yönetimi, on binlerce mahkûmun erken serbest bırakılmaya başlandığı 2022 yılından bu yana personelin orantısız biçimde ağırlaşan iş yüküyle karşı karşıya kaldığını vurguluyor. Üyelerin grev ve iş yavaşlatma yönünde oy kullanacağı resmî oylamanın 19 Ekim'de başlaması planlanıyor.

Adalet Bakanlığı, serbest bırakılan kişilerin İngiliz tarihindeki en sıkı gözetim mekanizmalarıyla takip edileceğini savunuyor. Plana göre cinsel saldırı ve ağır şiddet suçlularının hareket alanını daraltmak için birkaç mil genişliğinde özel kısıtlama bölgeleri oluşturuldu. Ayrıca elektronik izleme kapsamı genişletilerek cezaevinden çıkan hükümlülerin elektronik kelepçeyle takip edilmesi kuralı getirildi. Bu yıl devreye alınan yeni teknolojinin denetimli serbestlik birimlerine neredeyse eşzamanlı konum verisi sağlayacağı ve kuralların ihlalini anında tespit edeceği belirtiliyor. Buna karşın mağdurlar komiseri Claire Waxman, hükümetin bu denetim planına duyduğu güvenin henüz sahadaki gerçeklikle örtüşmediği uyarısında bulunuyor.

Neden önemli?Cezaevi nüfusunun rekor seviyeye yaklaşmasıyla hızlandırılan tahliyeler kamu güvenliği tartışmalarını büyütürken, denetimli serbestlik memurları artan iş yükü nedeniyle greve hazırlanıyor.

Cevabı beklenen sorular

  • Denetimli serbestlik sendikası Napo'nun 19 Ekim'de başlatacağı oylamadan grev kararı çıkıp çıkmayacağı henüz bilinmiyor.
  • Yeni devreye alınan anlık elektronik kelepçe izleme teknolojisinin sahadaki denetim yükünü hafifletip hafifletemeyeceği belirsizliğini koruyor.
Kaynaklar ve belgeler

Bu haberde kullanılan belgelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.