Meedye Odak'ın ikinci bölümü yayında. On altı dakikalık belgesel, oyundan modern spora uzanan yolu beş bölümde anlatıyor; görüntülerin tamamı kamu malı arşiv filmleri ve müze kayıtlarından.
Üç noktada haber
Johan Huizinga'nın Homo Ludens'i 1938'de yayımlandı.
Schöningen mızrakları yaklaşık 300.000 yıllıktır.
Olympia'daki ilk oyunların geleneksel tarihi MÖ 776'dır.
Bir aslanın pençesinden kurtulmak için koşmak bir reflekstir, hayatta kalma içgüdüsüdür. Peki ortada hiçbir tehdit yokken, yalnızca yanımızdakinden daha hızlı olduğumuzu kanıtlamak için neden koşarız? Binlerce yıl boyunca enerjiyi idareli kullanmaya programlanmış bir beyin, terlemeyi, yorulmayı ve acıyı nasıl bir gösteriye, bir tutkuya dönüştürdü?
Hollandalı kültür tarihçisi Johan Huizinga 1938'de yayımlanan Homo Ludens'te cevabın bir kısmını verir: kültür oyun formunda doğmuştur. Yavru köpekler birbirini ısırıyormuş gibi yapar ama ısırmaz; bu bir oyundur. Erken dönem insanları da avlanma, savaşma ve kaçma gibi hayati pratikleri tehlikesizleştirilmiş bir provaya dönüştürdü. Ama bir şeyin spor sayılması için oyun olması yetmez: kurallar, sınırlar ve soyut bir amaç gerekir. Almanya'da bulunan yaklaşık 300.000 yıllık Schöningen mızrakları, fırlatma pratiğinin çok eskiye uzandığını gösteriyor.
Mısır'ın batısındaki Gilf Kebir'de, Sahra'nın henüz bir göller bölgesi olduğu döneme tarihlenen Yüzücüler Mağarası'nın duvarlarında yüzen figürler var. Orta Mısır'daki Beni Hasan mezarlarının duvarlarında ise yüzlerce güreş sahnesi, adeta bir antrenman kitabı gibi kare kare resmedilmiş. Gılgamış Destanı'ndaki Gılgamış ile Enkidu'nun güreşi de sporun efsanelere ne kadar erken girdiğini gösterir.
Sporu felsefeyle ve kutsallıkla birleştiren yer antik Yunan'dır. Olympia'da ilk resmî oyunların tarihi MÖ 776 olarak kabul edilir. Spor, Yunanların deyimiyle agon, Zeus'a sunulan bir ibadetti. Pankrationda yalnızca iki kural vardı: ısırmak ve göz oymak yasaktı. Antik Yunan'da ikinciye yer yoktu; gümüş ya da bronz madalya diye bir şey bilinmiyordu. Hile yapan yarışmacıya ağır para cezası kesilir, bu parayla Zeus adına bronz heykeller dikilirdi. Zanes denen bu heykellerin kaidelerine hilecinin adı kazınır, stadyumun girişine dizilirdi: tarihin ilk utanç duvarı.
Orta Çağ'da soylular zırhlar içinde mızrak turnuvalarıyla savaşa hazırlanırken halk çok daha kontrolsüz bir oyun oynuyordu. İngiltere'de mob futbol denen oyunda kural, hakem, hatta saha yoktu; iki köyün erkekleri şişirilmiş bir domuz mesanesini öbür köyün kilise kapısına ulaştırmaya çalışırdı. Kargaşa o kadar büyüdü ki Kral II. Edward 1314'te bu oyunu Londra'da yasakladı. Maçların bir devresi, bir molası ya da bitiş düdüğü yoktu.
Sporu ölçülebilir bir disipline çeviren sanayi devrimi oldu. İnsanlar güneşe göre değil fabrika düdüğüne göre yaşamaya başladı; vardiyalar, saatler ve dakikalar boş zamanı da standartlaştırdı. İşçilerin pazartesi sabahı fabrikada olması gerekiyordu. İngiliz okulları ve kulüpleri kuralları yazdı; Ebenezer Cobb Morley'in öncülüğünde 1863'te futbolun kuralları belirlendi, maç süresi ve faul kavramı doğdu. 19. yüzyılın sonlarında saniyenin onda birini ölçen kronometreler gelince rakip yalnızca karşıdaki sporcu değil, zamanın kendisi oldu. Antik Yunan'da birinin ne kadar hızlı koştuğu kimsenin umurunda değildi; modern dünyada bitiş çizgisini kaç saniyede geçtiğiniz her şeyden önemli hale geldi.
Spor tarihi her zaman nizami ilerlemedi. 1910'larda Amerika'da Ford Model T'lerle oynanan Auto Polo'da maçlardan önce sahaya ambulans ve cerrah konulurdu. 17. ve 18. yüzyıl Avrupa saraylarının Fuchsprellen eğlencesi, hayvan hakları fikrinin filizlenmesiyle tarihin utanç sayfalarına geçti. Amsterdam'da 1886'da yasaklanan Palingtrekken ise bir kanal oyunundan, 26 kişinin hayatını kaybettiği Yılan Balığı İsyanı'na dönüştü.
Mağara duvarlarındaki ilk çizimlerden kronometrelere araçlar değişti ama içimizdeki oynayan insan susmadı. Belki de asıl soru şu: Bugün izlediğimiz rekorlar bedenin mi, yoksa teknolojinin mi?
Neden önemli?Spor bugün milyarlarca dolarlık bir endüstri ve saniyenin kesirleriyle ölçülüyor. Bu ölçünün nereden geldiğini görmek, çalışma saatlerimizle oyunlarımızın aynı saatten kurulduğunu da gösteriyor.
Cevabı beklenen sorular
- İnsan bedeni rekorları daha ne kadar zorlayabilir?
- Bugün kırılan rekorlar bedenin mi, teknolojinin mi başarısı?
Kaynaklar ve belgeler
Bu haberde kullanılan belgelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.



