İstanbul Turizm Fuarı'nda bir araya gelen seyahat acentesi temsilcileri, 2026 sezonundaki finansman maliyetlerini, yurt dışı çıkış talebini ve sektördeki teknolojik dönüşümü masaya yatırdı.
Üç noktada haber
İstanbul Turizm Fuarı'ndaki oturumda Jolly, Tatilbudur, Setur ve Tatilsepeti temsilcileri 2026 sezonunu ve 2027 beklentilerini değerlendirdi.
Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, oturumdaki şirketlerin bünyesinde yaklaşık 5 bin kişinin çalıştığını ve 2026'da 8 milyon kişinin yurt dışına çıktığını açıkladı.
Acenteler 2026'da finansman giderlerinin şirketleri zorladığını, yaz sezonunun Temmuz ve Ağustos aylarında hareketlendiğini belirtti.
İstanbul Turizm Fuarı kapsamında düzenlenen "2026 sezon değerlendirmesi, 2027 beklentiler" başlıklı oturumda Türkiye seyahat sektörünün önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Panelde Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar, Tatilbudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk, Setur Turizm Ürün Yönetimi Direktörü Serhat Günay ve Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç iç pazarın fırsatlarını, yapısal zayıflıklarını ve değişen tüketici taleplerini masaya yatırdı. Oturumda yer alan acente yöneticileri, kaynak pazarlar daralırken iç turizmin geniş kitlelere ulaştığını ve acentelerin turizm ekonomisinde kritik bir işlev üstlendiğini ifade etti. Temsilciler, bünyelerinde yaklaşık 5 bin çalışanın istihdam edildiğini ve acentelerin yalnızca tur operatörlüğü değil, aynı zamanda teknoloji üreten şirketler olarak hizmet verdiğini vurguladı.
2026 sezonunun sahadaki dinamiklerini aktaran Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, finansman giderlerinin acenteleri katlanılamayacak boyutta zorladığını ve sektörde tekelleşme riskinin belirdiğini dile getirdi. 2026 yılı boyunca yaşanan jeopolitik gelişmeler, uzun resmi tatil takvimleri ve okulların geç kapanması gibi unsurların sezon akışını doğrudan etkilediğini belirten Kılıç, yaz hareketliliğinin özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında toplandığını aktardı. Seyahat tercihlerinde daha kısa süreli tatillerin öne çıktığına işaret eden Kılıç, iç pazardaki tesislerin büyümesi ve servis kalitesini koruması için yerli acentelerin tüketicileri mağdur etmeme gayesiyle operasyonel yük üstlendiğini söyledi.
Panelde yerli turizm platformları ile küresel rezervasyon şirketleri arasındaki rekabet koşulları da detaylandırıldı. Kendi bölgesindeki "el güzeli" deyimine atıfta bulunan Sedat Kılıç, yerli acentelerin aynı şartlarda servis vererek pazar payı mücadelesi yürütmekte zorlandığını ve haksız bir rekabet ortamı bulunduğunu savundu. Bazı konaklama tesislerinin yabancı firmaların gelişine göre pozisyon aldığını belirten Kılıç, küresel şirketlerin pazara giriş ve çıkışlarında talep ettikleri komisyon oranları arasındaki farkların otellerin gelir payını ciddi oranda küçültebileceği uyarısında bulundu. Kılıç, yerli acentelerin aldıkları komisyonlarla tüketicilerin mağduriyet yaşamaması için çalıştığını ve ekiplerin acente kaynaklı olmayan sorunları çözmek adına da yoğun çaba gösterdiğini aktardı.
Tüketici alışkanlıklarındaki dönüşüme ve 2027 beklentilerine değinen Kılıç, 2026 yılında Türkiye'den 8 milyon kişinin yurt dışına çıktığını ve bu hacmin artış eğilimini sürdüreceğini ifade etti. Tüketicilerin seyahat deneyiminde korkularını aştıkça bireysel ve bağımsız tatile daha fazla yöneleceğini belirten Kılıç, iç pazarda geleneksel resort turizmi kalıplarının dışındaki alternatif ürünlere uyum sağlanması gerektiğini kaydetti. Teknolojik altyapıda tüketici dikkatinin ve hızın belirleyici olacağını vurgulayan Kılıç, turizmin geleceğinde kullanıcıyı en kolay, en doğru ve en net sonuca ulaştıran platformların ayakta kalacağını bildirdi.
Neden önemli?İç pazarda faaliyet gösteren yerli platformların artan finansman giderleri ve küresel komisyon baskısı, tüketicinin tatil maliyetlerini ve acentelerin sürdürülebilirliğini doğrudan şekillendiriyor.
Kaynaklar ve belgeler
Bu haberde kullanılan belgelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.



