Kısaca

Uluslararası bir bilim ekibinin 27 uydu görevine dayanan araştırması, Grönland ve Antarktika buz örtülerinin 1979'dan bu yana 11,3 trilyon metrik ton buz kaybettiğini ve deniz seviyesini 3,1 santimetre yükselttiğini tespit etti.

Scientific Data dergisinde yayımlanan kapsamlı uluslararası araştırma, 1979 ile 2023 yılları arasında Grönland ve Antarktika buz örtülerinden toplam 11,3 trilyon metrik ton (yaklaşık 12,5 trilyon ABD tonu) buz eridiğini ortaya koydu. Dünya genelindeki farklı kurumlardan 58 bilim insanının imza attığı çalışma, 27 ayrı uydu görevinden sağlanan verileri ve 42 bağımsız incelemeyi bir araya getirerek kutup buzullarındaki yaklaşık elli yıllık değişimi kayıt altına aldı. Grönland için 1972, Antarktika için 1979 yılına kadar uzanan uydu kayıtları, iki büyük buz örtüsünün erimesiyle küresel deniz seviyesinin yaklaşık 31,4 milimetre (3,1 santimetre) yükseldiğini belgeledi. Toplam kütle kaybının yaklaşık yüzde 60'ı Antarktika'ya kıyasla çok daha küçük bir yüzölçümüne sahip olan Grönland'da, yüzde 40'ı ise Antarktika'da kaydedildi.

Araştırmanın ortaya koyduğu en kritik bulgu, kutuplardaki buz kaybının temel mekanizmasına işaret ediyor. Veriler, erimenin yüzde 84'ünün yüzeydeki sıcak hava nedeniyle değil, buzulların okyanusla buluştuğu noktalardaki dinamik dengesizlikten kaynaklandığını gösterdi. Fosil yakıt kaynaklı sera gazlarının atmosferde hapsettiği ısının büyük bölümünü emen okyanuslar, kutup bölgelerindeki dip akıntılarını daha aktif hale getirdi. İngiltere'deki Northumbria Üniversitesinden buzbilimci Ines Otosaka, kaybedilen buzun beşte dördünden fazlasının doğrudan yüzeyde erimek yerine, ısınan suların buzulların altını oyması ve hızlanan buzulların kütleleri okyanusa aktarmasıyla kaybedildiğini belirtti. Grönland'da Atlantik'ten gelen sıcak suların kuzeye ilerlemesiyle yaşanan "Atlantikleşme" süreci erimeyi tetiklerken, adadaki Jakobshavn buzulunun günde 50 metreye (164 feet) varan hızlarla geri çekildiği kayıtlara geçti.

Kutup kayıtlarının zaman içindeki seyri, erimenin doğrusal değil hızlanan bir ivmeyle gerçekleştiğini gösteriyor. 1970'li ve 1980'li yıllarda görece istikrarlı seyreden buz kütleleri, 1990'lardan itibaren hızla kayıp vermeye başladı ve asıl büyük ivme 2010'lu yıllarda kaydedildi. Northumbria Üniversitesinden çalışmanın ortak yazarı Andrew Shepherd, buz örtülerindeki fiziksel tepkilerin atmosferik ısınmayı on yıllar geriden takip ettiğini, bu nedenle küresel sıcaklık artışı tamamen dursa dahi buzullardaki okyanus kaynaklı deşarjın onlarca yıl boyunca devam edeceğini vurguladı. 2020 ile 2023 yılları arasında erime hızında gözlenen kısa süreli yavaşlamanın ise kalıcı bir toparlanma olmadığı, Doğu Antarktika'da rekor düzeyde gerçekleşen kar yağışının Batı Antarktika'daki hızlı kayıpları geçici olarak dengelemesinden kaynaklandığı saptandı.

Deniz seviyesinde ölçülen 3,1 santimetrelik artış ilk bakışta küçük görünse de kıyı yerleşimleri için doğrudan hayati tehdit oluşturuyor. Araştırmacılar, deniz seviyesindeki her santimetrelik yükselişin dünya genelinde 2 ila 3 milyon insanı yılda en az bir kez sel felaketiyle yüz yüze bıraktığını, 47 yıllık kaybın toplamda 6 ila 9 milyon ek insanı kıyı taşkını ve kıyı şeridi çekilmesi riski altına soktuğunu hesapladı. California, Irvine Üniversitesinden Eric Rignot, kutup bölgelerindeki hızlı erimenin küresel kıyı bölgelerinin kırılganlığını kalıcı biçimde artırdığını ifade ederken; çalışmada yer almayan New York Üniversitesinden David Holland, kayıpların çoğunun dinamik süreçlerden kaynaklanmasının buz örtülerinin yapısal çöküş senaryolarıyla birebir örtüştüğünü ve yükseliş eğiliminin kesinleştiğini kaydetti.

Neden önemli?Deniz seviyesindeki her bir santimetrelik artış dünyada 2 ila 3 milyon insanı sel riskiyle karşı karşıya bırakırken, erimenin yüzde 84'ünün okyanus akıntılarıyla gerçekleşmesi sürecin ısınma dursa dahi on yıllarca süreceğini gösteriyor.

Şu ana kadar bildiklerimiz

  • Grönland ve Antarktika buz örtülerinden 1979-2023 döneminde eriyen 11,3 trilyon metrik ton buz, küresel deniz seviyesini 3,1 santimetre yükseltti.
  • Buz kaybının yüzde 84'ü yüzeydeki hava sıcaklığından ziyade buzulların okyanusla buluştuğu alanlardaki dinamik akıştan ve ısınan su temasından kaynaklandı.
  • Kaydedilen toplam buz kütlesi kaybının yaklaşık yüzde 60'ı Grönland, yüzde 40'ı ise Antarktika buz örtüsünde gerçekleşti.

Cevabı beklenen sorular

  • Doğu Antarktika'daki rekor kar yağışının sağladığı geçici kütle dengesi, okyanus akıntılarının hızlandırdığı erime karşısında ne kadar süre direnç gösterebilecek?
  • Buzulların okyanus tabanından erimesiyle tetiklenen dinamik dengesizliklerin küresel ölçekte geri döndürülemez bir çöküş eşiğini ne zaman aşacağı öngörülebilir mi?
Kaynaklar ve belgeler

Bu haberde kullanılan belgelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.