Meta, sektörün önde gelen yenilenebilir enerji girişimlerinden birinden ayrıldı. Karar, şirketin son bir yıl içinde doğalgaza yönelik yatırımlarını belirgin biçimde artırdığı bir döneme denk geliyor.

Kararın arka planında veri merkezi elektriği sorunu var. Yapay zekâ iş yükleri, önceki kuşak veri merkezlerine göre çok daha yoğun enerji tüketiyor ve bu talep yıl boyunca kesintisiz sürüyor. Büyük teknoloji şirketleri için sorun yalnızca enerjinin maliyeti değil; belirli bir bölgede, belirli bir takvimde, kesintisiz biçimde tedarik edilebilmesi.

Yenilenebilir kaynakların zorluğu tam bu noktada. Güneş ve rüzgâr, üretim maliyeti bakımından rekabetçi hale geldi; ancak üretimleri hava koşullarına bağlı olarak dalgalanıyor. Kesintisiz talebi karşılamak için ya büyük ölçekli depolama ya da devreye girip çıkabilen bir yedek kaynak gerekiyor. Doğalgaz santralleri, talep arttığında hızla devreye alınabildikleri için bu boşluğu dolduran seçenek olarak öne çıkıyor.

Bu tercih, şirketlerin yıllardır dile getirdiği iklim taahhütleriyle gerilim yaratıyor. Karbon nötr hedefleri genellikle satın alınan yenilenebilir enerji sertifikalarıyla dengeleniyor; ancak fiziksel olarak fosil yakıt kaynaklı elektrik kullanmak ile bunu muhasebe yoluyla dengelemek arasındaki fark, giderek daha fazla tartışılıyor.

Şirketin sektör girişiminden ayrılma gerekçesi ve doğalgaz kapasitesinin toplam enerji karışımındaki payı ayrıntılı olarak açıklanmadı.