OpenAI, 10 bin yapay zekâ ajanı kullanarak Navier-Stokes denklemlerindeki tekillik problemini çözdüğünü açıklarken, matematik dünyasından yöntemin ve araştırma verilerinin izinsiz kullanıldığına yönelik itirazlar yükseldi.
OpenAI, akışkanlar mekaniğinin 200 yıllık temelini oluşturan Navier-Stokes denklemlerine dair çözülmemiş bir problemi yapay zekâ modelleriyle aştığını duyurdu. Şirketin açıklamasına göre yaklaşık 10 bin yapay zekâ ajanı, 88 saat boyunca aralıksız çalıştırıldı. Çalışmada ilk olarak sürtünmesiz akışkanları tanımlayan Euler denklemleri üzerinde çalışan 100 ajan, yaklaşık 50 saat sonunda matematiksel tekillik tespit etti. Bu aşamanın ardından Navier-Stokes denklemlerine odaklanan sistem, akışkan hızının veya basıncının belirli noktalarda sonsuza doğru tırmandığı bir tekillik durumu modelledi. Süreç boyunca 2,7 milyon mesaj gönderen ve yaklaşık 130 milyar çıktı belirteci kullanan ajanların ulaştığı kanıt, matematiksel argümanları adım adım denetleyen Lean yazılımıyla doğrulandı. Şirket temsilcileri 8 Eylül günü düzenlenen basın toplantısında, benzer bir işlemin ticari bir müşteri tarafından gerçekleştirilmesi halinde maliyetinin 15 milyon doları bulacağını ifade etti.
Navier-Stokes denklemleri, 19. yüzyılın başlarında Claude-Louis Navier ile George Gabriel Stokes tarafından formüle edildi ve Clay Matematik Enstitüsü'nün 1 milyon dolar ödüllü yedi Milenyum Ödülü Problemi arasında yer alıyor. Denklemlerin her zaman sonlu ve pürüzsüz sonuçlar verip vermediği sorusu yüzyıllardır yanıtsız kalırken OpenAI bu çalışmada akışkana dışarıdan kontrollü ve pürüzsüz bir itme uygulayan zorlama tekniğini benimsedi. Ancak bu yöntem alanda yaygın bir yaklaşım değildi. Yaklaşımın temelleri, Madrid'deki Matematik Bilimleri Enstitüsü'nden Diego Córdoba ve CUNEF Üniversitesi'nden Luis Martínez-Zoroa tarafından geliştirilmişti. New York Üniversitesi'nden matematikçi Tristan Buckmaster ile Anthropic bünyesinde görev yapan matematikçi Levent Alpöge, aynı yöntemi Euler denklemlerine uygulayarak 15 Ağustos tarihinde tekillik sonucuna ulaştıklarını belirtti.
Gelişmenin duyurulmasıyla birlikte matematik camiasında fikri mülkiyet ve araştırma etiğine dair geniş çaplı bir tartışma başladı. Tristan Buckmaster, 3 Eylül'de OpenAI'nin kendi yöntemlerinden haberdar olduğunu öğrendiğini ve 1 Eylül'de şirketin Navier-Stokes projesini başlattığını açıkladı. Araştırma sürecinde OpenAI'nin Codex adlı kodlama asistanını kullandığını ve taslaklarını bu araca girdiğini belirten Buckmaster, verilerinin model eğitiminde kullanılıp kullanılmadığını şirkete sorduğunu ancak yanıt alamadığını kaydetti. OpenAI CEO'su Sam Altman ise X üzerinden yaptığı paylaşımda iki matematikçinin çalışmasından duyuru öncesinde haberdar olduklarını kabul etti ve yaklaşımların farklı göründüğünü savundu. OpenAI, araştırmacıların adını anarak bağımsız çalışmalarını tanıdığını ve ortak makale teklif ettiğini duyurdu; ayrıca modellerin geliştirilmesinde anonimleştirilmiş kullanım verilerinin rol oynamış olabileceğini göz ardı edemeyeceklerini bildirdi.
Tartışmanın bir diğer boyutunu ise yayımlanacak makalenin yazarlık yapısı oluşturdu. Tristan Buckmaster, OpenAI'nin matematik araştırmalarını yöneten Sébastien Bubeck'in 6 Eylül'deki toplantıda rakip yapay zekâ şirketi Anthropic çalışanı Levent Alpöge'nin makaleden çıkarılmasını iki kez talep ettiğini öne sürdü. Buckmaster, bu talebi reddettiğinde Bubeck'in kendisine yönelik sert ifadeler kullandığını iddia etti. Sébastien Bubeck ise iddiaları kesin bir dille yalanlayarak açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, modelleri yönlendirmek için söz konusu matematikçilerin kanıtlarını kullanmadıklarını belirtti. OpenAI araştırma direktörü Mark Chen de basın toplantısında ortaya atılan suçlamalardan dolayı hayal kırıklığı yaşadığını dile getirdi.
Yaşanan gelişmeler, yapay zekâ sistemlerinin bilimsel araştırma süreçlerine müdahalesine ilişkin endişeleri artırdı. Yöntemin ilk geliştiricilerinden Diego Córdoba, Scientific American'a yaptığı açıklamada sonucun bu kadar hızlı ortaya çıkmasından dolayı şaşkınlık yaşadığını ifade etti. UCLA'da matematik profesörü olan Terence Tao ise Mastodon'da yaptığı değerlendirmede, büyük bir problem üzerinde çalışıldığına dair bir söylentinin dahi yapay zekâ destekli kitlesel bir çabayı tetikleyebildiğine dikkat çekti. Tao, bu durumun araştırmacıları fikirlerini paylaşmaktan alıkoyabileceğini ve açık bilim geleneklerine uzun vadeli zararlar verebileceğini vurguladı. OpenAI tarafından sunulan kanıt henüz resmi bir hakem değerlendirmesinden geçmedi ve Clay Matematik Enstitüsü kanıtın doğruluğuna veya 1 milyon dolarlık ödülün durumuna dair resmi bir karar açıklamadı.
Neden önemli?Gelişme, yapay zekânın temel bilimlerdeki karmaşık problemleri çözme potansiyelini gösterirken büyük teknoloji şirketlerinin açık bilim gelenekleri ve araştırmacı verileri üzerindeki etkisine dair ciddi etik tartışmalar başlatıyor.
Şu ana kadar bildiklerimiz
- OpenAI, yaklaşık 10 bin yapay zekâ ajanını 88 saat aralıksız çalıştırarak Euler ve Navier-Stokes denklemlerinde tekillik bulduğunu ve kanıtı Lean yazılımıyla doğruladığını açıkladı.
- Araştırmacı Tristan Buckmaster, New York Üniversitesi'ndeki çalışmaları sırasında Codex aracına girdiği taslakların OpenAI modelleri tarafından izinsiz kullanılmış olabileceğini belirtti.
- OpenAI CEO'su Sam Altman, matematikçilerin çalışmalarından duyuru öncesinde haberdar olduklarını kabul ederken modellerin bağımsız yaklaşımlar kullandığını ifade etti.
Cevabı beklenen sorular
- Clay Matematik Enstitüsü, OpenAI tarafından sunulan kanıtı resmi hakem değerlendirmesi sonucunda geçerli sayıp 1 milyon dolarlık Milenyum Ödülü'nü onaylayacak mı?
- Bağımsız bir inceleme yapılarak OpenAI modellerinin eğitiminde araştırmacıların Codex oturumlarındaki verilerden yararlanıp yararlanmadığı açıklığa kavuşturulacak mı?



