Kısaca

Türkiye'de 10 Eylül 2026 itibarıyla 26 bin megavatsaatlik elektrik depolama lisansı bulunmasına karşın faaliyetteki tesislerin kapasitesinin yalnızca 372 megavatsaatte kaldığı açıklandı.

Türkiye'de açıklanan son Orta Vadeli Program'da enerji depolama hedeflerine yer verilmesi sektörde yeni bir hareketlilik başlattı; ancak sahadaki gerçekleşmeler hedeflerin oldukça gerisinde kalıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kayıtlarına göre 10 Eylül 2026 tarihi itibarıyla Türkiye genelinde depolama lisansı tahsis edilen projelerin toplam kapasitesi 26 bin megavatsaate ulaştı. Buna karşın, sahada kurulumu tamamlanarak fiilen işletmeye alınan lisanslı elektrik depolama tesislerinin toplam kapasitesi yalnızca 372 megavatsaat düzeyinde bulunuyor. Lisanslanan hacim ile işletmeye geçen kapasite arasındaki bu derin uçurum, yatırımların kâğıt üzerinde kaldığını ve sektörün fiziki yatırıma dönüşümde ciddi bir tıkanıklık yaşadığını gösteriyor.

Türkiye elektrik şebekesi, iletim kapasitesi ve teknik altyapı büyüklüğü açısından Avrupa liginde ilk sıralarda yer alıyor. Ülkedeki şebeke yapısı, 1970'li yıllara kadar Ankara'da EGO, İstanbul'da İETT ve Çukurova Elektrik ya da Kepez Elektrik gibi yerel idareler ile kamu şirketlerinin denetiminde parçalı bir modelle işletiliyordu. Türkiye Elektrik Kurumu'nun (TEK) kurulmasıyla birlikte kırsal kesim elektriğe ulaştırıldı ve 1980'lerde tüm iletim altyapısı merkezi bir yapıya bağlandı. 1990'lı yıllarda sanayinin artan enerji talebini karşılamak üzere otoprodüktör santrallerin kurulmasına izin verilirken, TEK'in üretim, iletim, dağıtım ve satış fonksiyonları birbirinden ayrıldı. 2000'lerin başında EPDK'nin kurulması ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle birlikte devlet yeni santral inşasını özel sektöre bıraktı; 2013 yılında ise dağıtım hizmetleri 30'ar yıllık sürelerle özel operatörlere devredildi. Bu reformların ardından Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü 30 bin megavat seviyelerinden 2026 yılı itibarıyla 126 bin megavatın üzerine çıktı.

Son yıllarda kurulu güç filosuna eklenen kapasitenin büyük bölümünü rüzgâr ve güneş enerjisi santralleri oluşturdu. Rüzgâr ve güneş gibi kaynakların hava koşullarına bağlı kesintili üretim yapısı, şebekenin frekans ve voltaj dengesini korumayı giderek zorlaştırdı. Hidroelektrik ve termik santrallerin sunduğu esnekliğe ek olarak kimyasal depolama sistemleri kritik bir denge unsuru haline geldi. Enerji yönetimi bu ihtiyacı karşılamak amacıyla 2022 yılının son aylarında depolamalı elektrik üretim tesisi kurmak isteyen yatırımcılardan başvuruları toplayarak sınırlı süreli ön lisanslar tahsis etti. İlgili yasal yükümlülükleri ve izin süreçlerini süresi içinde tamamlayamayan kimi projelerin ön lisansları iptal edilirken, projelerin ağırlıklı bölümü EPDK'den nihai üretim lisansı almayı başardı. Ancak ön lisans sürecinden bu yana geçen yaklaşık dört yıllık zaman dilimine rağmen tesislerin işletmeye alınma hızı neredeyse durma noktasında kaldı.

Yatırımların sahada ilerlememesinin temelinde, depolama tesislerinin sisteme sağlayacağı hizmetlerin henüz net bir ticari modele oturtulamamış olması yatıyor. Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) Başkanı Can Bayram, OVP'de enerji depolama alanına hedefler konmasını olumlu karşılarken, EDEDER Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya yapılması gereken düzenlemelere dikkat çekti. Sektör temsilcileri, depolama projelerinin hızla devreye girebilmesi için proje sahiplerinin öngörülebilir bir ticari kâr görebileceği piyasa koşullarının oluşturulmasını talep ediyor. Bu doğrultuda depolama tesislerinin şebekeye sunacağı yan hizmetler ile kapasite mekanizması karşılıklarının EPDK ve ilgili kamu kurumları tarafından mevzuatta açıkça tanımlanması ve fiyatlandırılması bekleniyor.

Neden önemli?Güneş ve rüzgâr santrallerinin şebekede yarattığı kesintili üretim dengesizliğini gidermek için depolama yatırımlarının öngörülebilir bir ticari modele kavuşturulması gerekiyor.

Şu ana kadar bildiklerimiz

  • EPDK kayıtlarına göre 10 Eylül 2026 itibarıyla Türkiye'de depolama lisansı verilen projelerin toplam kapasitesi 26 bin megavatsaate ulaşırken, işletmedeki tesislerin kapasitesi 372 megavatsaatte kaldı.
  • Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü 2000'lerin başındaki 30 bin megavat seviyesinden 2026 yılı itibarıyla 126 bin megavatın üzerine çıktı.
  • Enerji Depolama Endüstrileri Derneği, yatırımların ivme kazanması için depolama tesislerinin şebekeye sunduğu hizmetlerin tanımlanarak ticari karşılıklarının belirlenmesini talep etti.

Cevabı beklenen sorular

  • Enerji yönetiminin depolama tesislerine yönelik gelir modelleri ve piyasa mekanizmalarını ne zaman netleştireceği.
  • Lisans alıp yatırıma başlamayan projeler için ilave bir yaptırım veya süre kısıtlaması getirilip getirilmeyeceği.