Kısaca

Heritage Science dergisinde yayımlanan araştırma, Kuzey Ukrayna'daki Mizyn'de bulunan 18 bin yıllık 18 kadın figürinindeki geometrik desenlerin mamut fildişinin doğal dokusuna göre işlendiğini ortaya koydu.

Kuzey Ukrayna'daki Mizyn arkeolojik alanında gün ışığına çıkarılan ve yaklaşık 18 bin yıl öncesine tarihlenen 18 kadın figürini üzerinde yürütülen yeni bir bilimsel inceleme, Buzul Çağı sanatçılarının mamut fildişini sıradan bir ham madde olarak görmediğini ortaya koydu. Heritage Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, dönemin oymacıları fildişinin iç anatomik yapısını son derece dikkatli biçimde inceledi ve yüzeye kazıdıkları geometrik bezemeleri malzemenin içinde kendiliğinden bulunan doğal çizgilerin üzerine inşa etti. Arkeoloji literatüründe yaygın olarak "Venüs figürinleri" şeklinde adlandırılan ve insan formunu farklı üsluplarla yansıtan bu eserler, yüksek çözünürlüklü mikroskopi, üç boyutlu dijital modeller ve gelişmiş kayıt teknikleriyle ayrıntılı biçimde tarandı.

Uzmanların 18 eserin tüm yüzeylerinde gerçekleştirdiği mikroskobik gözlemler, mamut savunma dişlerinin büyüme sürecinde katmanlar halinde oluşan ve bilim dünyasında "Schreger ve Owen çizgileri" olarak bilinen yapısal hatlar ile figürinlere kazınan geometrik desenler arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu kanıtladı. Mamut fildişinin doğal gelişim evrelerinde ortaya çıkan bu belirgin iç çizgilerin, Mizyn'deki figürinlerin birçoğunda oyma motifler tarafından tekrarlandığı ya da doğrudan izlendiği tespit edildi. Araştırmacılar, bu durumun Buzul Çağı ustalarının fildişini rastgele yontmadığını, her bir dişin kendine has iç strüktürünü önceden planlayarak malzemenin doğal desenlerini nihai görsel kompozisyonun ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini vurguluyor.

Çalışma, Mizyn buluntularını Avrupa Üst Paleolitik sanatındaki geniş çaplı dönüşüm dalgasının içine yerleştiriyor. Son Buzul Çağı'nın en soğuk evresi olan Son Buzul Maksimumu döneminde insan figürini üretimi kıta genelinde belirgin biçimde azalmış ve arkeolojik kayıtlarda yaklaşık 1.000 ila 3.000 yıllık bir kesinti yaşanmıştı. Kıta genelindeki Paleolitik alanlardan elde edilen radyokarbon verilerini yeniden kalibre eden araştırmacılar, Avrupa'da figürin üretiminin yaklaşık 18 bin yıl önce yeniden başladığını ve Mizyn örneklerinin bu dönüm noktasından sonraki en erken antropomorfik tasvirler arasında yer aldığını belirledi. Batı Avrupa'da daha sonraki evrelerde ortaya çıkan figürinlerin soyut kadın formları içermesine karşın mamut fildişinin iç dokusunu benzer biçimde kullanmadığına dikkat çeken uzmanlar, Mizyn eserlerinin Doğu Avrupa'da bağımsız ve özgün bir sanatsal geleneğin geliştiğine işaret ettiğini kaydediyor.

Projenin hayata geçirilmesinde, Ukrayna'da devam eden savaş ortamında ülkenin kültürel mirasını koruma zorunluluğu da belirleyici bir rol oynadı. Başkent Kiev'deki Ukrayna Ulusal Tarih Müzesi'nde muhafaza edilen orijinal figürinlere fiziksel erişimin kısıtlı olması nedeniyle araştırmacılar dijital tarama teknolojisine başvurdu. Bu yöntem, hassas durumdaki orijinal nesnelere fiziksel teması en aza indirirken araştırmacılara yüksek çözünürlüklü inceleme olanağı tanıdı ve gelecekteki bilimsel çalışmalar için kalıcı bir dijital arşiv oluşturdu. Ukrayna, Norveç, Almanya ve Birleşik Krallık'tan uzmanların ortaklaşa yürüttüğü çalışmada York Üniversitesi, Stavanger Üniversitesi, Ukrayna Ulusal Tarih Müzesi ve Leibniz Arkeoloji Merkezi'nden araştırmacılar görev aldı.

Neden önemli?Bulgular, Son Buzul Maksimumu sonrasında Doğu Avrupa'da özgün bir sanat geleneği doğduğunu ve Buzul Çağı topluluklarının malzemeyi sadece yontmakla kalmayıp içsel anatomisini tasarıma dahil ettiğini kanıtlıyor.

Şu ana kadar bildiklerimiz

  • Ukrayna, Norveç, Almanya ve Birleşik Krallık'tan uzmanlar, Mizyn yerleşimine ait 18 kadın figürinini yüksek çözünürlüklü mikroskopi ve üç boyutlu tarama yöntemleriyle inceledi.
  • Mamut fildişinin büyüme sürecinde oluşan Schreger ve Owen çizgilerinin figürinlerin üzerindeki oyma geometrik desenlerle doğrudan örtüştüğü belirlendi.
  • Yeniden kalibre edilen radyokarbon tarihlemeleri, figürinlerin Avrupa'da figürin üretiminin 1.000 ila 3.000 yıllık kesintinin ardından yeniden başladığı yaklaşık 18 bin yıl öncesine ait olduğunu gösterdi.

Cevabı beklenen sorular

  • Buzul Çağı sanatçılarının bu figürinleri hangi simgesel veya ritüel amaçlarla ürettiği arkeoloji dünyasında henüz kesinleşmedi.
  • Doğu Avrupa'daki bu özgün fildişi işleme geleneğinin Avrasya'nın diğer Paleolitik yerleşimlerine ne ölçüde yayıldığı araştırılmayı bekliyor.
Kaynaklar ve belgeler

Bu haberde kullanılan belgelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.