Kısaca

Yaklaşık 700 yıl önce Botsvana'daki Demir Çağı yerleşimlerinde kullanılan metal eşyaların kimyasal analizi, bakırın güney Afrika'nın dört farklı ülkesinden, kalayın ise Güney Afrika'daki tek bir kaynaktan geldiğini gösteren yeni bir çalışma yayımlandı.

Yeni bir arkeolojik çalışma, yaklaşık 700 yıl önce Botsvana'nın Kalahari Çölü kenarındaki tepe yerleşimlerinde yaşayan Demir Çağı insanlarının, metal eşyalar için kapsamlı ticaret ağları kullandığını ortaya koydu. Bilim insanları, 30 metal nesnenin kimyasal izlerini inceleyerek bakırın güney Afrika genelindeki madenlerden, kalayın ise yalnızca tek bir bölgeden temin edildiğini belirledi. Bu bulgu, Botsvana'nın doğusunun o dönemdeki büyük siyasi güçlerin kıyısında, nispeten izole bir bölge olduğu yönündeki önceki görüşleri değiştiriyor.

Araştırma, Bosutswe, Khubu la Dintša ve Lose gibi Demir Çağı yerleşimlerinde bulunan metal boncuk, bilezik ve klipslerin menşeini inceliyor. New York Üniversitesi'nden arkeolog Jay Stephens'ın baş yazarı olduğu ve Azania: Archaeological Research in Africa dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bakırın bazıları 950 kilometreden daha uzakta olan dört farklı ülkedeki madenlerden geldiği tespit edildi. Bu madenler arasında Kongo-Zambiya sınırındaki Copperbelt, Zimbabve'deki Copper Queen ve Güney Afrika'daki Musina, Phalaborwa ve Rooiberg bulunuyor. Bu durum, bu toplulukların yüzyıllar boyunca geniş mesafeler boyunca sürdürülen etkileyici ticaret bağlantılarına sahip olduğunu gösteriyor.

Çalışma, bu bölgelerden elde edilen bakır ve kalayın benzersiz kurşun izotopları sayesinde izlenebildiğini belirtiyor. Ancak bronz üretiminde kullanılan kalayın hikayesi farklı. Test edilen tüm bronz örneklerindeki kalayın, 360 kilometre uzaklıktaki Güney Afrika'daki Rooiberg vadisinden geldiği görüldü. Burası, bölgedeki sömürge öncesi madencilik kanıtı olan tek kalay yatağı olarak biliniyor. Bu durum, bronzun hazır olarak ticareti yerine, yerel olarak üretildiğini ve kalayın Bosutswe'ye gelen bakırla karıştırıldığını düşündürüyor.

Jay Stephens, bronz eşyalardaki kalay miktarının büyük bir aralıkta değiştiğini ve bunun kırmızıdan somon pembesine, hatta altın sarısına kadar geniş bir renk yelpazesi oluşturduğunu belirtiyor. Araştırmacılar, bunun altın taklit etme girişimlerinden ziyade, o dönemdeki elitlerin kullanabileceği renk paletini genişletme çabası olduğunu savunuyor. Bosutswe'deki bronz kullanımı 13. yüzyılda Mapungubwe ile aynı dönemde başlamış, ancak Mapungubwe bir yüzyıl sonra terk edilirken, Bosutswe 17. yüzyıla kadar varlığını sürdürmüştür. Bu keşif, antik Afrika ticaret ağlarının karmaşıklığına ve sürdürülebilirliğine dair yeni bir bakış açısı sunuyor.

Neden önemli?Bu keşif, güney Afrika'daki Demir Çağı topluluklarının sanılandan daha geniş ve karmaşık ticaret ağlarına sahip olduğunu ortaya koyarak bölgenin tarihi ve ekonomik yapısına dair mevcut bilgileri güncelliyor.

Şu ana kadar bildiklerimiz

  • Botsvana'daki Demir Çağı yerleşimlerinde bulunan 30 metal nesnenin kimyasal analizi yapıldı.
  • Bakırın, aralarında 950 kilometreye kadar mesafe olan Güney Afrika, Zimbabve ve Kongo-Zambiya sınırı gibi dört farklı bölgeden geldiği belirlendi.
  • Bronz üretiminde kullanılan kalayın tamamının, 360 kilometre uzaklıktaki Güney Afrika'daki Rooiberg vadisinden temin edildiği tespit edildi.

Cevabı beklenen sorular

  • Bu metal eşyaları uzun mesafeler boyunca kimler taşıdı?
  • Antik Afrika ticaret ağlarının tam mekanizmaları ve lojistiği nasıl işliyordu?