Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Şili'deki 22 milyon yıllık ignimbirit tabakasını inceleyerek And Dağları'nın oluşum hızını modelledi.
Güney Amerika'nın batı kıyısı boyunca uzanan And Dağları'nın oluşum sürecine ışık tutan yeni bir jeolojik araştırma, 11 Eylül tarihinde Science Advances dergisinde yayımlandı. University College London bünyesinde görev yapan jeomorfoloji uzmanı Byron Adams ve ekibinin yürüttüğü çalışma, günümüz Şili'sinin kuzeyinde yer alan Lauca Kalderası'nın 22 milyon yıl önce gerçekleşen şiddetli püskürmesini inceledi. Patlamayla birlikte yayılan piroklastik akıntının geride bıraktığı ignimbirit adı verilen kalın volkanik kayaç örtüsü, And Dağları'nın gençlik dönemindeki coğrafi yapısını adeta bir zaman kapsülü gibi korudu. Araştırmacılar, bu jeolojik tabakayı analiz ederek And Dağları'nın sanılanın aksine son dönemdeki ani bir sıçramayla değil, milyonlarca yıl boyunca yavaş ve dengeli bir hızla yükseldiğini ortaya koydu.
Volkanik patlamanın bıraktığı izler, İtalya'daki Vezüv Yanardağı'nın milattan sonra 79 yılında patlayarak Pompei kentini küller altında dondurmasına benzer bir mekanizmayla işledi. Lauca Kalderası'ndan çıkan gaz, kül ve kayaç karışımından oluşan piroklastik akıntı, dönemin topoğrafyasını sarp dağ zirveleri yerine alçak ve dalgalı tepe etekleri halinde örttü. Araştırma ekibi, volkanik akıntının ilk eğiminin yaklaşık 1,5 derece olduğunu belirledi. Bu jeolojik örtünün altında kalan yüzey doğrudan kazı yapılarak görülemese de akarsuların dağları aşındırma mekanizmaları ve volkanik tabakanın geometrisi birleştirilerek gömülü arazinin topoğrafik özellikleri matematiksel modellerle yeniden çıkarıldı.
Çalışmada, okyanusal Nazca Levhası'nın Güney Amerika kıtasal kabuğunun altına dalmasıyla tetiklenen dağ oluşum süreci ayrıntılı erozyon hesaplamalarıyla incelendi. Kuzey Şili'deki Lluta Nehri'nin kestiği ignimbirit katmanlarından elde edilen veriler, püskürme öncesinde yer kabuğundaki yükselme hızının milyon yılda en fazla 0,26 kilometre (0,16 mil) seviyesinde kaldığını kanıtladı. Oldukça yavaş işleyen bu yükselme temposu, belirli minerallerin kabuk içinde yükselerek yüzeye yaklaşma zamanlarını ölçen daha önceki bağımsız jeolojik çalışmalarla tam bir tutarlılık sergiledi.
Elde edilen bulgular, yerbilimciler arasında uzun süredir devam eden temel bir tartışmaya doğrudan yanıt veriyor. Jeoloji dünyası, And Dağları'nın 40 ila 50 milyon yıllık bir zaman diliminde yavaş ve kesintisiz mi yükseldiği, yoksa uzun süre durağan kalıp son 6 ila 10 milyon yıl içinde aniden mi dikleştiği konusunda iki farklı görüşe bölünmüştü. Byron Adams, bu tarihin büyük bir orta bölümünü kapsayan yeni kanıtların, dağların zamana yayılan düzenli ve yavaş yükseliş tezini doğruladığını açıkladı. Araştırma ekibi, devasa ignimbirit örtüleri altında kalan arazilerin incelenmesine dayanan bu yöntemin, gelecekte dünyanın diğer bölgelerindeki sıradağların oluşum geçmişini aydınlatmak için de kullanılabileceğini bildirdi.
Neden önemli?Bulgular, And Dağları'nın sonradan hızla yükseldiği tezini çürüterek yavaş ve sürekli büyüme hipotezini destekliyor; geliştirilen jeolojik modelleme yöntemi dünyadaki diğer dağ sıralarına da uygulanabilecek.
Şu ana kadar bildiklerimiz
- Lauca Kalderası'ndan 22 milyon yıl önce püsküren piroklastik akıntı, bölgeyi ignimbirit adı verilen volkanik kayaç tabakasıyla kapladı.
- Araştırmacılar, püskürme öncesinde yer kabuğundaki yükselme hızının milyon yılda en fazla 0,26 kilometre olduğunu hesapladı.
- Science Advances dergisinde yayımlanan çalışma, Nazca Levhası'nın Güney Amerika kıtasal kabuğunun altına girmesiyle oluşan dağların 40-50 milyon yılda yavaş ve dengeli biçimde yükseldiğini gösterdi.
Cevabı beklenen sorular
- Geliştirilen ignimbirit modelleme tekniği Alpler veya Himalayalar gibi diğer büyük sıradağların oluşum süreçlerine uygulandığında benzer yükselme hızları verecek mi?



