Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki bir astronot, Arjantin Patagonya'sında yer alan ve binlerce yıllık moren setiyle birbirinden ayrılan farklı renklerdeki Pueyrredón ve Posadas göllerini uzaydan fotoğrafladı.
Uluslararası Uzay İstasyonu'nda görev yapan bir astronot, Güney Amerika'nın güney ucundaki Patagonya bölgesinde yan yana uzanan ancak renkleri birbirinden tamamen farklı iki buzul gölünün birleştiği noktayı fotoğrafladı. Arjantin sınırları içindeki 47.4196 güney enlemi ile 71.8762 batı boylamında yer alan havzada kaydedilen görüntü, antik bir buzul gölünün doğal bir kara köprüsüyle bölünmesi sonucu ortaya çıkan sıra dışı su kütlelerini gözler önüne seriyor. Fotoğrafın sol tarafında yer alan Pueyrredón Gölü, Arjantin ile Şili sınırını aşan yaklaşık 65 kilometre uzunluğundaki buzul gölünün Arjantin tarafında kalan kısmını oluşturuyor. Bu gölün Şili sınırları içinde kalan batı bölümü ise Cochrane Gölü adıyla anılıyor. Her iki bölüm de derinliği yer yer 500 metreye kadar ulaşan son derece berrak bir su barındırıyor ve bu olağanüstü derinlik, yukarıdan bakıldığında Pueyrredón Gölü'ne koyu lacivert bir görünüm kazandırıyor.
Pueyrredón Gölü'nün hemen yanı başında konumlanan ve yaklaşık 8 kilometre uzunluğa sahip olan Posadas Gölü ise komşusunun aksine açık turkuaz bir tonda parlıyor. NASA Dünya Gözlemevi tarafından sağlanan verilere göre, bundan binlerce yıl önce Pueyrredón Gölü'nün güney kesimi boyunca kalın bir tortu bariyeri birikti ve havzanın bu bölümünü ana kütleden yalıtarak Posadas Gölü'nü meydana getirdi. Posadas'ın açık rengi, göl yatağının sığ yapısından ve yakınlardaki bir nehirden göle sürekli olarak taşınan yoğun mineral tortularından kaynaklanıyor. İki gölü birbirinden ayıran dar kara parçası ilk bakışta sıradan bir kıyı kordonuna benzese de NASA Dünya Gözlemevi uzmanları buranın geçmiş dönemlerde vadide eriyen devasa bir buzdağının veya buzul kütlesinin sınırında birikmiş kaya ve çökeltilerden meydana gelen bir moren seti olduğunu belirtiyor.
Bölgedeki nehir akımları, çevre tepelerden taşıdıkları yüksek miktardaki tortuyu Pueyrredón Gölü'nün batı kıyısı boyunca bırakarak kuzeyden güneye doğru kademeli olarak büyüyen yelpaze biçiminde üç büyük delta oluşturdu. Rüzgârın yönlendirdiği yüzey akıntıları ve dalgalar, bu deltalardan kopan ince tortuları akıntı yönünde sürükleyerek kıyıya paralel uzanan ince kum dillerine dönüştürdü. En küçük deltanın üzerinde, kum diline paralel uzanan dar bir uçak pisti yer alıyor. İnsan yerleşiminin bulunmadığı bu sert ve izole coğrafya, doğa yürüyüşü, kamp, kano ve olta balıkçılığı yapmak isteyen ziyaretçiler tarafından yoğun biçimde kullanılıyor. Ayrıca Posadas Gölü'nün içerisinde, üzerinde devasa bir doğal kaya kemeri barındıran benzersiz bir ada yer alıyor ve bu oluşum bölgeye ulaşan doğa gezginlerinin başlıca rotaları arasında bulunuyor.
Uzaydan görüntülenen her iki göl de geçmişte tüm bölgeyi örten devasa bir buzul örtüsünün aşındırarak açtığı derin bir vadinin tabanında yer alıyor. Söz konusu tarih öncesi buz tabakasının günümüze ulaşan son kalıntıları, Cochrane Gölü'nün yaklaşık 30 kilometre batısında, Kuzey Patagonya sahasında varlığını sürdürüyor ve bu kalıntılar da daha önce uzaydan belgelenmiş bulunuyor. Patagonya geneli, aynı buz tabakasının yarattığı onlarca benzer vadi ve fiyorta ev sahipliği yapıyor. Pueyrredón ve Posadas göllerinin yaklaşık 340 kilometre güneybatısında ise üç derin vadinin bir araya gelerek bir gölün, bir nehrin ve aktif bir buzul kütlesinin tek bir temas noktasında birleştiği ender bir jeolojik kesişim noktası yer alıyor.
Neden önemli?Görüntü, buzul hareketlerinin ve tortu birikiminin yeryüzünü nasıl şekillendirdiğini gösterirken sığlık ve derinlik farklarının suyun optik özelliklerini nasıl değiştirdiğini somut biçimde belgeliyor.
Şu ana kadar bildiklerimiz
- Pueyrredón Gölü yaklaşık 500 metre derinliği ve berrak suyuyla koyu mavi görünürken, sığ Posadas Gölü nehirlerden gelen yoğun tortu akışı nedeniyle açık turkuaz renge sahiptir.
- İki gölü birbirinden ayıran ve kıyı dillerine benzeyen dar kara köprüsü, geçmişteki bir buzulun veya dev buzdağının kenarında biriken kaya ve tortulardan oluşan bir moren setidir.
- Bölgede yerleşim olmamasına rağmen en küçük nehir deltasında dar bir uçak pisti yer almakta, göller doğa yürüyüşü, kamp ve kano gibi turizm etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır.



